www.nirvanacocuk.com

Evlenme Tutkusu

E-posta Yazdır PDF

      Evlenme insan hayatının doğal sürecinin bir parçası olarak algılanmalıdır.Evlenmeyi bir tutku haline getirmek ne kadar yanlışsa, evlenmeyi reddetmek ve kabullenmemekte yanlıştır.

   İnsan hayatının doğal akışı içinde evreler vardır. Ergenlik ve delikanlılık denen evrede insan vucudunda fiziksel olarakta, ruhsal olarakta, hormonal olarakta önemli değişiklikler olmaktadır.Bu   değişikliklerle birlikte karşı cinse bir ilgi ortaya çıkmaktadır. Bu ilgi karşı cinse yaklaşma, onun vucuduna dokunma ve cinsel dürtülerin şiddetli baskısı altında bir cinsel haz almaya dönüktür.Bu dönemde sıklıkla ilk aşklar ortaya çıkar.Kişi nedenini tam olarak bilmezsede aşık olduğu kişiyi görmeden yapamaz ve sürekli olarak onun yanında olmak ister. Karşı taraftan bir karşılık görmediği zaman bunalıma girer.Bir müddet sonra başka birine aşık olur.Bu fırtınalı dönemin bitmesinden sonra yirmili yaşlara doğru evlenme isteği ortaya çıkar. Kimi evliliği tatlı bir serap gibi tasarlar; kimi özgürce sevdiğinin yanında olmak, kimi olumsuz aile ortamında kurtuluşun  bir yolu olarak görür; kimi çevre baskısı ile  kimi evlenenler bir özenti olarak kimide sevme ve sevilme güdülerini , cinsel dürtülerini, anne-baba olma dürtülerini tatmin etmek ve  ailesinden bağımsız yaşamak olarak gördüğü evliliği  arzulamaktadır. 

   Kimisinde özellikle  bayanlarda evlenmek bir tutku halini almaktadır. Bu gibi kimseler, kendi hayal dünyalarında evliliğe çok farklı anlamlar yüklemektedirler.Evlilik onlar için her türlü sıkıntı ve sorunlarının çözüm yoludur.Evlendiklerinde bütün sorunları çözülecektir.Evlenince toplumda çok daha fazla sevilip sayılacaklardır.Evlenmedikleri zaman kendilerini daha değersiz hissetmektedirler.Toplumunda onları değersiz gördüğünü düşünürler. Sosyal hayatları için mutlak bir zorunluluk olarak görürler. Evliliği, kendi eksikliklerini eşleri üzerinden tatmin etmenin bir yolu olarak görürler. Bazılarıda aşırı  cinsel dürtülerini tatmin etmenin bir yolu olarak evliliği görüp, bir tutku halinde isteyebilirler.

Zihinsel kapasitesi düşük bazı kimselerde çevrenin etkisiyle, şartlanıp  evliliği bir saplantı haline getirebilirler.

 

    Tutku ile yapılan işlerde mantık ve gerçek duyguların önemi yoktur. Kişinin bütün düşüncesi  her ne pahasına olursa tutkusunu gerçekleştirmektir.Evliliği bir tutku haline getirenlerin de önceliği evlenmek olduğu için  evlenecekleri kişilerin özellikleri ikinci planda kalmaktadır. Bu şekilde yapılan evliliklerin bir çoğu ne yazıkki mutsuz evlilikler olmaktadır.

  

 

  Beyaz gelinlik giymek evlenmek isteyen her bayanın hakkı; ancak sonucu mutluluk olacak bir yaşamın ilk adımı olabilmesi için  evlenme tutkusunu gidermek için değil, mutlu bir yaşama adım atmak için yapılmalı. Acele etmeden  duyguları ve mantığı birlikte değerlendirerek karar verilmeli.

 

 

         Dr. Mazlum ÇöpürÇocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı